Hayat bir denge oyunu mu ?
Bazen hayatta sadece seyirci olmayı çok seviyorum.
Her şeyden soyutlanarak, en tarafsız halimle yalnızca izlemeye yöneldiğim anlar, benim için çok kıymetli oluyor. Bunu her zaman yakalayamam, ki yakalayamıyorum da!
Ama bazen özellikle bazı anlarda, sanki bir pencere açılıyor ve ben izlemeye başlıyorum.
Her şeyden soyutlanıp sadece izliyorum.
İnsanların kurdukları cümleler, davranışlar, mimikler…
Hepsi en yalın haliyle bir bir akıyor.
Kendi verdiğim anlamı çekince geriye, sanki boşlukta bir takım gelişen şeyleri izliyor-dinliyor buluyorum kendimi.
Çabalayan insanlar, gelişigüzel kurulan cümleler, mantık ya da bir makul amaç yok, sadece içgüdüsel hareketleri barındırıyor çoğu insan hayatında.
Boşlukta savrulmak gibi. Bir boşluktasın ama farkında değilsin.
O boşlukta anlamsız hareketler peşinde çırpınıyorsun. En kötüsü de sanırım bir bilinmezlikte olduğunun farkına varamamak.
Sahi hem bu kadar güçlü hem de bu kadar aciz varlıklar olmayı nasıl başarıyoruz?
Gözlerimizi bu denli kör eden şey ne?
Nasıl bir düzen, nasıl bir sistem, nasıl bir sınav ki bu?
İki uç kutba da sahibiz!
Belki de bu bir denge sınavıdır.
Sınavın kazananı; dengeye gelebilenlerdir.
Kim bilir…

Yorumlar
Yorum Gönder